
kız hayırsız kuruttun kanımı
hatsiz hesapsız kırdın sol yanımı
hiç huyum değil
almadım ahını
ahh
ben tartamam
çekmez terazim kul hakkını
yolun açık olsun turnam özgürsün
günü gece basar bazen
gönül gözün görsün
hırsız çaldın canımın yarısını
sürdün bahtıma katran karasını
hiç huyum değil almadın ahımı
ahhhh
ben tartamam çekmez terazim
kul hakkını
yolun açık olsun
turnam özgürsün
günü gece basar bazen
gönül gözün görsün
Sabah sabah dolandı dilime, zihnime, yüreğime bu şarkı. Ne de güzel bir söz ''yolun açık olsun''...
Artık daha özgürce söyleyebildiğim için bu sözü şanslıyım sanırım biraz. Her defasında kendi yollarımı açtığımdan olacak daha bir güçlü hissediyorum kendimi. Ayaklarım yere hiç olmadığı kadar sağlam basıyor. Büyüyorum...Büyümek buysa, iyiki diyorum. Kendini ilk kez bu kadar düşündüğünü gören hem de bunu bencilce yapmayan, ölçüp tartan, yorumlayan biri olup çıktım. Attığım her adımın daha çok arkasındayım artık. Kendime bile ''Keşke'' dedirtmiyorum. ''keşke''lerim yok artık. Ben varım, geleceğim var, en önemlisi de bugün var. Berrak, giderek netleşen hayallerim var. Ve bu defa içinde sadece benim olduğum hayaller. Eskiden olsa dramatik bulurdum bunu. Ama şimdi her zamankinden daha da güzel geliyor düşünmek. Beni bir tek ben üzebilirim çünkü o zaman...
Not: Şarkı Ferhat Göçerin şarkısıdır. Yolun açık olsun. (Dinlemek isteyenler için)
Not: Özbek kahvesi tarifi aklımda. Ama fotoğraflı anlatmak istiyorum. Bu aralar da biraz midem hassas kahve içemiyorum. Bi kaç gün gecikmeli de olsa yazıcam=)
